Tarih:07.02.2009
...

 
                                
 
Yeni Üye Ol Şifremi Unuttum  
 


Hürriyet
Milliyet

Sabah
Haber Türk
Bodrum Haber Merkezi
Bodrum Gazetesi
Faber Bodrum
Hava Durumu

 
 
 


Tüm Duyurular
BOYD 9, YILINI KUTLADI  01.07.2009

BOYD (Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği) üyeleri derneğin kuruluşunun 9. yılını kutlamak amacıyla düzenlenen yaza merhaba partisinde bir araya geldiler

BOYD tarafından Bodrumdaki Vittoria Cafe ve Restoranda düzenlenen partide, BOYDun eski ve yeni yönetim kurulu üyeleri ile derneğin kurucu üyeleri akşam yemeğinde buluştular.

Derneğin kuruluşunun 9. yılını kutladıklarını belirten BOYD Başkanı Serdar KARCILIOĞLU, "Derneğin kuruluşundan bu yana, emeği geçen kurucu üyeler başta olmak üzere, eski ve yeni yönetim kurulu üyeleri ile bu özel günde buluşmak istedik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca Bodrumda turizmin  gerçek sahiplerini bu özel günde davet ederek onları ağırlamaktan da onur duyuyoruz." dedi.

Yemeğin ardından DJ Akşitin Türkçe canlı performansıyla coşan BOYD üyesi olan otel yöneticileri ve davetliler, sezonu coşkuyla karşıladılar.

 
KRİZ KAÇINILMAZSA...  13.04.2009

 

Mehmet Tulunay

 

 

Piyasa ve pazarlardaki belirsizlik ve ani değişiklik durumu, şirketleri sürekli olarak beklenmedik tehlike veya fırsatlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Şirketlerin varlığını devam ettirebilmeleri, bu tehlikelerden korunmalarına veya fırsatları değerlendirebilmelerine bağlıdır. İster tehlike, ister fırsat olsun beklenmeyen olaylar, şirketleri plansız, ani değişmeye zorlamakta ve hatta krize sevk edebilmektedir

 

Kriz durumundan bahsediyorsak, belirsizliğin süregeldiği bir ortam mevcut demektir, kriz yönetimi diyorsak da karşılaşılabilecek tehlikelere karşı hızlı cevap verebilen, elinde alternatif planlar ve çözümler bulunan, şirketi esnek yapıda tutup her türlü değişime hazırlayan, bir yönetimden bahsediyoruzdur. Stratejilerimiz krizden uzak kalmayı başarabilmek ve kriz durumunda isek de krizle mücadele etmek üzerine olmalıdır.

 

Global kriz dünyada tüm sektörlerin küçülmesine yol açtığı gibi turizm sektörünü de küçülmeye itmiştir, ancak Türkiye, turizm açısından bu krizden en az etkilenecek olan ülkelerden biri olacaktır.

 

Rus pazarında, rublenin dolar karşısındaki değer kaybı ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle gerilemelerin olacağı öngörülmektedir. Avrupa pazarı da keza ekonomik krizin en yoğun hissedildiği pazar olarak gözlenmektedir. İngiliz pazarının, Türkiye satışlarındaki önemli artışına rağmen parite sebebiyle tesislerde istenmeyen pazar durumuna geldiği görülmektedir. İsrail pazarı ise Davos krizi nedeniyle ciddi bir yara almıştır. İç Pazar ise EMITT Fuarı’nda gözüktüğü üzere geçmiş yılları aratacak gibidir.

 

Bu ortamda, krizi yönetmek için gerekli en önemli unsur satışı iyi yönetmektir. Bunun için otelin pazar payları iyi incelenmeli, otelin doluluklarını maksimumda tutacak şekilde otelin en karlı pazarlara yönlendirilmesi sağlanmalıdır. Bu konuda pazar paylarını önceki yıllarda dengede tutan oteller daha şanslıdır.

 

Ancak belirli bir pazara ağırlık veren oteller, örneğin; Rus veya İngiliz ağırlıklı çalışan oteller bu sene eski karlılıklarını maalesef yakalayamayacaklardır. Bu durumun özellikle yatırımcılara iyi anlatılması gerekmektedir. Parite kayıpları, belli pazarlara verilecek aksiyonların sebepleri iyi anlatılmalı ve alınacaksa riskler yatırımcı ile birlikte alınmalıdır. Aksi halde iyi bir yönetim yapılmasına rağmen, sezon sonu başarısızlıkla suçlanabiliriz. Erken rezervasyon oranları, indirim oranları, katalog katkı payları, pazar payları, aksiyonlar vb hususlar satış bütçesinde detaylı olarak yer almalı ve bu hususların mevcut durumları her gün takip edilmelidir. Yield Management yani hasıla yönetimi bu konuda önem teşkil etmektedir ve fark yaratacaktır.

 

Satışla ilgili göze batacak olan reklam giderleri de önemli bir konudur. Reklam ve tanıtımla ilgili bütçelediğimiz giderler, eğer büyüme amaçlıysa şu dönem için ertelenmeli, eğer imaj pekiştirme ve o pazardaki istikrarlı duruşumuzu göstermekse bu harcamadan kaçılmamalıdır. Bir birim harcanan para bize iki, üç birim geri dönüyorsa bu giderlerden kaçınmamalı. Bu bağlamda acentalara vereceğimiz desteklerde bize satışta geri dönecektir.

 

 

 

Satıştan sonraki en önemli unsur ise bütçe yönetimi ve maliyet kontrolüdür. Öncelikle detaylı bir ana bütçe hazırlanmalı ve olası kriz anlarında uygulamaya geçirilmek üzere alternatif kriz bütçeleri elde tutulmalıdır. Bütçeler departman müdürlerine hazırlatılmalı, en azından onlara özümsetilmelidir. Unutulmamalıdır ki, arkasında personel desteği olmayan hiçbir bütçe tutturulamaz, çünkü onların bütün çabası başarı için değil, zorla dikte edilen o bütçenin tutturulamayacağını size gösterme üzerine olacaktır.

Kriz ortamında maliyetlerin düşürülmesi gerektiği herkesçe bilinen bir konu olmasına rağmen, bunun nasıl yapılacağı konusu tamamen bu konuda profesyonel kişilere bırakılmalıdır.

 

Yapılan bir kesintiden, iptal edilen bir harcamadan elde edilecek para ile bunun karşılığında kaybedilecekler iyi değerlendirilmelidir. Verimli çalışmayan ve etkin kullanılamayan tüm kaynakların olması gereken düzeye çekilmesi, yapılacak tasarruflardan daha etkili olacaktır.

 

Örneğin, oteldeki aydınlatmalar toplam enerji giderinin 5’i dahi etmezken, çoğu yönetici enerji tasarrufu deyince ampülleri tasarruflu olanlarla değiştirmeyi düşünüyor. Bazıları ise yollardaki aydınlatma sayısını düşürerek misafirlerin kaza geçirmesine yol açıyor, bundan dolayı gelebilecek reklamasyonları düşünmeden.

 

Oysa ki, ısıtma ve soğutma sistemlerinin toplam enerjide 70’ i oluşturduğu bilinirse, bunlar üzerine odaklanıldığı takdirde toplam aydınlatma giderini çıkaracak tasarruf elde edilebilecektir. Örneğin; Timer kullanımı, ısıtma ve soğutma set değerleri, COP ve EER değerleri, alternatif enerji kaynakları, otomasyon, makine ve cihazların çalışma saatlerinin planlaması vb konulara ağırlık verilmelidir.

 

Yiyecek  içecek maliyetlerinde de iyi bir menü planlaması, tüketim gramajlarının takibi, başarılı bir satın alma  yönetimi ile önemli ölçüde tasarruflar elde edilecektir.  Birçok otel planladığı menünün maliyetini sezonda görebilmektedir ve maliyetin planlanandan yüksek çıkması durumunda misafirin yediğinden kesmeye başlamaktadır. Otelde misafirin yediği miktarın toplam yiyecek maliyetinin sadece 50’si olduğu araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Geri kalan 50’nin 35’i üretim esnasındaki fire ve zayiatlar olup 15’i de misafirin tabağından çöpe dökülenlerdir.

 

Misafirin yediği yemekten tasarruf etmek yerine arka plandaki unsurlara odaklanılması hem misafir memnuniyetinin korunmasını hem de istenilen kazanımların elde edilmesini sağlayacaktır.

 

İyi bir maliyet analizi, mevcut menünün maliyetini daha otel açılmadan gösterecektir.

 

Satınalma konusunda da her ucuz malın düşük maliyet getirmediği anlaşılmalı, fayda (fiyat) / maliyet analizleri yapılmalıdır. Giderlerin kısılmasında ilk akla gelen personel maliyetleri ile ilgili de mevcut insan kaynağının iyi yönetilmesi günümüzde önem kazanmaktadır ve gerçek yöneticilik burada ortaya çıkmaktadır. Zaten mevcut personel sayılarının dahi yeterli gelmemesinden şikayet ederken, sıradan personel bile bulmakta zorlanırken personel sayısını nasıl azaltacağız, hem de kalite standartlarını bozmadan?

 

 

 

Düşünmeden kesilen personel yerine baştan kısıtlı sayıda personelle işe başlayarak personelin etkin ve verimli çalışması sağlanmalıdır. İnanıyorum ki, daha etkin kullanılan ve sürekli yönetime ortak edilen ve motivasyonu korunan, artırılan her personel, normal bir personelin çok üzerinde iş yapacaktır. Böylece kısıtlı personelle çalışılsa bile hizmet standardımızda düşüşe sebep olmayacaktır.

 

Kalite sistemlerinde misafire dış misafir, personele iç misafir denmektedir. Tedarikçiler ise başta acentalar olmak üzere bize hizmet veren firmalardır. Bu unsurlara kalite yönetimleri oldukça önem verir. Kriz yönetiminde de çevremizdeki tüm unsurlar önem kazanmaktadır. Bizi biz yapan personelimiz, tedarikçilerimiz, misafirlerimizdir. Zaman, ektiklerimizi biçme zamanıdır.

 

Bugüne kadar personelimize ne kadar sahip çıktıysak bu krizde onlarda bize o kadar destek olacaktır.  Tedarikçilerimizi satın almalarda ezmeyip, görüşmeye geldiklerinde kaçmadıysak, işine gelirse demediysek bugün onlardan destek alma zamanıdır. Her şeye rağmen, her türlü eksik ve hatamıza rağmen misafir memnuniyetini en üst düzeyde tuttuysak, bu senede her türlü eksiğimize ve hatamıza rağmen misafirlerimiz bizi anlayacak ve destek olacaktır.

 

Bir önemli husus da, bilgi ve tecrübe paylaşımıdır. Komşu ve rakip otellerle olan diyalogları geliştirme, bilgi ve tecrübeleri paylaşma zamanıdır.Her tecrübeyi kendimiz edinmeye çalışmak yerine başkalarının tecrübelerinden faydalanmalıyız. Unutmayalım ki gizlenen bilgi, bilgi olmaktan çıkar sır olur. Biz profesyoneller kendi yumruğunu taş zannetmekten yani ‘en iyiyi ben yapıyorum, ben biliyorumdan’ vazgeçmeliyiz. Zaten ne geliyorsa başımıza bundan gelmiyor mu?

En iyi parayı kazandıran, en düşük maliyeti sağlayan insan kaynağını en iyi, en verimli  kullanan, satın almayı en iyi yaptığını iddia eden, satış fiyatlarının en iyisinin kendi işletmesinde olduğunu düşünen bizler değil miyiz?

Öyleyse aynı konseptte ve büyüklükteki benzer otellerin maliyetlerinin aşağı yukarı aynı olması gerekmez mi?

İncelendiği zaman bazı benzer otellerde kişi başı 5-10 Avro maliyet farkı olduğu gözlenmektedir. Bu kriz ortamında yapacağımız tasarruf, her sene yaptığımızı tekrarlayarak sizce kişi başı kaç Avro olabilir?

Zaten herkes istediği tüm bilgilere arka kapılardan ulaşmıyor mu? Herkesin faaliyet rakamları, satış ve satın alma bilgileri, komşu otel yöneticilerinin elinde gezmiyor mu? O halde bu krizde biz profesyonellerin üzerine düşen önemli görevlerden biri de bilgi ve tecrübelerimizi paylaşmak, hata ve eksiklerimizi görmek ve görülmesinden korkmamaktır.

Kısacası, bu kriz ortamında gemisini yüzdüren değil gemisini fırtınada dev dalgalarda yüzdürüp kıyıya çıkarabilen kaptanlar ve tayfaları, ayakta kalacak, kıyıya çıkamayanlarda sonsuzluk denizinde yok olup gidecekler. Devir, eldeki kaynakların (insan, para, zaman, enerji, vb) verimli ve etkin kullanımı devriyse, lütfen sorumluluğumuzun büyüklüğünü bir kez daha hatırlayalım ve gerekenleri yapmaya geç olmadan başlayalım.

Herkese başarılı ve bol kazançlı sezonlar diliyorum.

 

Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Yönt.Kur.Üyesi

 
 
TURİZM YATIRIMCISININ DURUMU

Merhaba,öncelikle sizden özür diliyorum bu yazınızı sildigim için.Ama size söylemeliyim ki web sitenizi art niyetli birisi internette dağıtıyor.Lütfen web sitenizi yaptırdığınız firmaya haber verin, siteyi komple değiştirsin.Çünkü eminim yüzlerce kişi şuan sitenizi indirmiştir.Ve tüm bilgiler ellerindedir (bende indirdim ama size haber vermek için) bir vatandaş...  Devamı
  +  BOYD 9, YILINI KUTLADI  
  Tarih:01.07.2009

BOYD (Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği) üyeleri derneğin kuruluşu...

 
  +  KRİZ KAÇINILMAZSA...  
  Tarih:13.04.2009


 
Merkez : Osman Nuri Bilgin Cad No:97/C Gümbet- Bodrum - Muğla Tel :252.316 57 48 Fax : 252.313 38 54
Web Application: GRAF|SAN